Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na 250 bin liralık dava

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz gün sosyal medya hesabından saat 22'de çok önemli bir konuyu açıklayacağım demiş ve elinde olduğunu iddia ettiği yolsuzluk dosyalarını paylaşmıştı. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yolsuzluk iddiası için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı işaret etmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Doç. Dr. Hüseyin AYDIN, "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 26.01.2022 tarihinde Twitter hesabı üzerinden paylaştığı video aracılığıyla mesnetsiz isnatlarda bulunarak Sayın Cumhurbaşkanımızın kişilik haklarını ağır bir şekilde ihlal etmiştir. Söz konusu açıklamaları nedeniyle Kemal Kılıçdaroğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Cumhurbaşkanına hakaret suçundan suç duyurusunda bulunulduğu gibi adı geçen aleyhine Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine 250 bin TL’lik manevi tazminat davası açılmıştır." açıklamasını yaptı.

Doç. Dr. Hüseyin AYDIN'ın basın ile paylaştığı detaylar şöyle;

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 26.01.2022 tarihinde Twitter hesabı üzerinden paylaştığı video aracılığıyla mesnetsiz isnatlarda bulunarak Sayın Cumhurbaşkanımızın kişilik haklarını ağır bir şekilde ihlal etmiştir. Söz konusu açıklamaları nedeniyle Kemal Kılıçdaroğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Cumhurbaşkanına hakaret suçundan suç duyurusunda bulunulduğu gibi adı geçen aleyhine Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine 250 bin TL'lik manevi tazminat davası açılmıştır.

Dilekçelerde özet olarak şu hususlara yer verilmiştir:

"Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, davalının konuşması sırasında göstermiş olduğu Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasını havi evrak ile peşkeş çekildiğini iddia ettiği ihale arasında hiçbir bağlantı bulunmamaktadır. Davalının göstermiş olduğu evrak 20.05.2019 tarihli olup Kuzey Marmara Otoyolu'na ilişkin 01.07.2016 tarihinde imzalanmış bulunan Uygulama Sözleşmesi'nin 27.2 maddesi uyarınca yapılması gereken bir işleme dair Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne yetki verilmesinden ibarettir. İşbu belge, herhangi bir ihalenin yapılmasına veya herhangi bir ödemenin yapılmasına ilişkin değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bir ihalenin herhangi bir şirkete verilmesine veya herhangi bir ödemenin yapılmasına dair bir imzası da söz konusu değildir.

Davalının bahsetmiş olduğu 03.04.2018 tarihli ihale ise; Bursa Hızlı Tren ihalesi olup davalının buna ilişkin beyanları da tamamen gerçek dışıdır. Davalının dile getirmiş olduğu aynı ihalenin iki yıl sonra daha yüksek fiyata verildiği hususu gerçeği yansıtmamaktadır. Her iki ihale kapsamında yapılacak işler bir birinden farklıdır.

2018 yılında yapılmış olan ihale, Bursa - Yenişehir - Osmaneli güzergahında hızlı tren işine ilişkindir. Bu iş Yenişehir Bursa arasındaki yaklaşık 56 kilometrelik kısımda yalnızca üst yapı işleri ve kalan yaklaşık 50 kilometrelik kısımda hem altyapı hem üst yapı işlerinden oluşmaktadır. Yani toplamda 106 kilometrelik bir işe tekabül etmekte ve yaklaşık maliyeti 3 milyar 200 milyon Türk Lirasına baliğ olmaktadır. Söz konusu ihale yasal gerekçelerle iptal edilmiştir.

Davalının konuşmasında geçen ve 2020 yılında yapıldığı ifade edilen ihalenin kapsamı ise 2018 tarihli ihalenin kapsamından daha geniştir. 2020'de yapılan ihale konusu hızlı tren hattına Bandırma da dahil edilmiştir. Ayrıca Bandırma-Osmaneli arasındaki altyapı ve üstyapı işleri ile birlikte ihale kapsamı 7 istasyondan oluşan ve hat uzunluğu 201 kilometreye ulaşan bir işe dönüşmüştür. Bu şekilde toplam metraj uzunluğu 2 katına çıkarılmıştır. Bu çerçevede altyapı işleri 50 kilometreden 145 kilometreye, sinyalizasyon işleri iki katına, güzergahtaki kazı miktarı da 22 milyon metreküpe çıkmıştır.

2018 yılında yapılan ihale ile 2020 yılında yapılan ihale arasındaki farkın, ihale konusu işlerin kapsamındaki farklılıktan ve birim fiyatlarındaki artıştan kaynaklanmış olmasına rağmen, davalı, sanki aynı kapsamdaki iş fahiş farklı bir fiyatla başkasına verilmiş gibi açıkça gerçek dışı bir iddiada bulunmuştur. İddiasına inandırıcılık kazandırmak için de sözünü ettiği olayla hiçbir şekilde ilgisi olmayan ve muhtevası itibariyle hukuka aykırı herhangi bir unsur içermeyen Cumhurbaşkanımızın imzasına havi bir evrakı da göstererek yalanını sürdürmüştür.

Davalı, Sayın Cumhurbaşkanımıza iftira atmak için yalanlarla dolu bir mizansen yazmış ve bu mizansen sanki gerçekmiş gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın kişilik haklarını ağır bir şekilde zedeleyen fevkalade ağır ithamlarda bulunmuştur.

Dava konusu sözlerin düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında himaye edilmesi mümkün değildir. Çünkü bu hürriyetlerin sağladığı yetkiler açıkça kötüye kullanmış, Sayın Cumhurbaşkanımızın kişilik haklarını ihlal ederek, ifade hürriyetinin sınırları aşılmıştır.

Sonuç olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verilen şikayet dilekçesinde Kemal Kılıçdaroğlu hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan soruşturma açılması talep edilmiştir. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine verilen dilekçede ise 250 bin TL manevi tazminatın tahsili ile mahkeme kararının yüksek tirajlı bir gazetede yayınlanması talep edilmiştir.

Kaynak : https://www.muhalif.com.tr/haber/erdogandan-kilicdarogluna-250-bin-liralik-dava-38317
 
Üst